HER KAT MALİKİ, GÜÇLENDİRMENİN ZORUNLU OLDUĞUNUN TESPİTİ HALİNDE DİĞER KAT MALİKLERİNİN RIZASI ARANMAKSIZIN GÜÇLENDİRME İÇİN DAVA AÇABİLİR.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 19/2. Maddesi; “…Ancak, ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun anayapıya veya bağımsız bir bölüme veya bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin veya anayapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmiş olması halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızası aranmaz..” hükmüne haizdir.
6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 8. Maddesinin 5. Fıkrası; “…Riskli yapının yıktırılması yerine güçlendirilmesinin istenilmesi durumunda riskli yapının yıktırılması için ikinci fıkra uyarınca maliklere verilen süreler içerisinde; maliklerce, güçlendirmenin teknik olarak mümkün olduğunun tespit ettirilmesi, Kat Mülkiyeti Kanununun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şekilde güçlendirme kararı alınması, güçlendirme projesinin hazırlatılması ve imar mevzuatı çerçevesinde ruhsat alınması gerekir. Güçlendirme işi, yapılacak güçlendirmenin mahiyetine göre ruhsatı veren idare tarafından belirlenecek süre içerisinde tamamlandıktan sonra tapu kaydındaki riskli yapı belirtmesinin kaldırılması için Müdürlüğe başvurulur…” hükmüne haizdir.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesine göre kat malikleri, anataşınmazın bakımı ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecbur olup anataşınmazın acilen onarılması gerektiğinin veya güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmesi halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızası aranmamaktadır. Bu bağlamda her kat maliki, anataşınmazın güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun bilimsel olarak tespit edilmesi halinde diğer maliklerin rızası olmasa dahi güçlendirmenin yapılmasını kat maliklerinden isteyebileceği ve gerektiğinde buna karşı çıkan kat malikleri aleyhine mahkeme aracılığıyla hazırlattırılacak proje doğrultusunda binanın güçlendirilmesini ve bunun gerektiği masrafların kat maliklerinden tahsili için eda davası açabileceği Yargıtay uygulamalarında kabul edilmektedir. 6306 Sayılı Kanun’un Uygulama Yönetmeliğinin 8. maddesinin 5. Fıkrası da yapının güçlendirilmesine olanak sağlamaktadır.
Bu hususa ilişkin olarak Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 17.09.2019 tarih ve 2019/2423 E. 2019/4926 K. sayılı ilamı;
“…Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, davanın taraflarının ...., Merkez, ... mahallesi, 55 ada 11 sayılı parselde kayıtlı binada bağımsız bölüm malikleri olduklarını, binada 6306 sayılı Kanun uyarınca riskli yapı tespiti yapıldığını ve tapuda 23/06/2014 gün ve 6478 sayılı riskli yapı belirtmesinin bulunduğunu, ... 1. İdare Mahkemesinin 2014/887 Esas sayılı dosyasında 6306 sayılı Kanun kapsamına alınmasına yönelik işlemin iptali için dava açtıklarını belirterek ana yapının teknik olarak güçlendirilmesinin mümkün ve zorunlu olduğunun, Kat Malikleri Kanununun 19/2. maddesi uyarınca tespiti istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile davaya konu olan ...mahallesi, 55 ada 11 parsel sayılı taşınmazın KMK'nın 19. maddesi 2. fıkrasına göre teknik olarak güçlendirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine ....Hukuk Dairesi 18/03/2019 gün ve 2018/1501 E. - 2019/459 K. sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararı hukuka uygun olduğundan HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine, hükmün 1 numaralı bendinin sonuna; "Davacının diğer taleplerinin reddine"; cümlesi eklenerek hükmün düzeltilmesine, kesin olarak karar verilmiş, davacılar vekilinin hükmü temyiz etmesi üzerine Bursa BAM 4. Hukuk Dairesi 16/04/2019 tarihli ek karar ile hükmün kesin olduğundan temyiz talebinin reddine karar vermiştir. Verilen bu ek karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, anataşınmazın teknik olarak güçlendirmesinin mümkün olup olmadığının tespiti ile davacıya bu işlem için avans toplayarak güçlendirme yapma yetkisi verilmesi istemine ilişkindir.
1) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362. maddesinin b) fıkrası “(Ek İbare: 5.8.2017 - 7035 m.32) kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları hariç olmak üzere 4. maddede gösterilen davalar ile (23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararlar.”ın temyiz edilemeyen kararlar olduğunu belirtmekle, davacı 15/01/2018 tarihli ıslah
dilekçesi ile güçlendirmenin tespitinin yanında güçlendirme projesi kapsamında avans toplama ve güçlendirme için kendisinin yetkilendirilmesini istemiş olup davacının ıslah ile eklediği talep yönünden taşınmazın aynına ilişkin olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle, .... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 16/04/2019 tarihli davacılar vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararının kaldırılması gerekmiştir.
2) 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesine göre kat malikleri, anataşınmazın bakımı ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecbur olup anataşınmazın acilen onarılması gerektiğinin veya güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmesi halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızası aranmamaktadır. Bu bağlamda her kat maliki, anataşınmazın güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun bilimsel olarak tespit edilmesi halinde diğer maliklerin rızası olmasa dahi güçlendirmenin yapılmasını kat maliklerinden isteyebileceği ve gerektiğinde buna karşı çıkan kat malikleri aleyhine mahkeme aracılığıyla hazırlattırılacak proje doğrultusunda binanın güçlendirilmesini ve bunun gerektiği masrafların kat maliklerinden tahsili için eda davası açabileceği Yargıtay uygulamalarında kabul edilmektedir. 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 8. maddesinin 5. fıkrası “(Değişik:RG-25/7/2014-29071) riskli yapının yıktırılması yerine güçlendirilmesinin istenilmesi durumunda riskli yapının yıktırılması için ikinci fıkra uyarınca maliklere verilen süreler içerisinde; maliklerce, güçlendirmenin teknik olarak mümkün olduğunun tespit ettirilmesi, Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şekilde güçlendirme kararı
alınması, güçlendirme projesinin hazırlatılması ve imar mevzuatı çerçevesinde ruhsat alınması gerekir.
Güçlendirme işi, yapılacak güçlendirmenin mahiyetine göre ruhsatı veren idare tarafından belirlenecek süre içerisinde tamamlandıktan sonra tapu kaydındaki riskli yapı belirtmesinin kaldırılması için müdürlüğe başvurulur.” demek sureti ile yapının güçlendirilmesine olanak sağlamaktadır.
Somut olayda; gerekirse yeniden mahalinde konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturularak keşif yapılmak suretiyle dava konusu anataşınmazın statik hesaplarının ve betonarme taşıyıcı elemanlarının kesit, boyut ve demir donatıları ile beton numunesi (karot) deneyleri dikkate alınarak gerekli araştırmalarda yapılıp, 2007 tarihli Deprem Yönetmeliği hükümlerine göre olası bir depreme karşı nasıl ve ne şekilde güçlendirme yapılacağı ve güçlendirme bedeline ilişkin hususlar tam olarak tespit edilmeli, bu tespitin yapılmasından
sonra güçlendirme projesinin yaptırılarak gerekli makamlardan onayının da alınmasından sonra 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 35. maddesinin (d) bendi uyarınca anataşınmazın korunması, onarımı ve bakımının yöneticinin görevleri arasında olduğu, yöneticinin bu işi kat maliklerinden toplayacağı avansla yapacağı dikkate alınarak bilirkişinin saptayacağı güçlendirme maliyetinin anataşınmaz kat maliklerinden (davacı taraf da dahil) avans niteliğinde olarak kanunun 20/b maddesi uyarınca arsa payları da dikkate alınarak toplanması, masrafların daha fazla olması halinde kalan kısmın da kat maliklerinden alınması suretiyle onarımı yapması için varsa öncelikle yöneticiye yetki ve uygun bir süre verilmesi, yöneticinin bulunmaması veya yöneticinin yerine getirmemesi halinde davacı tarafın bu konuda yetkilendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:
1) Yukarıda birinci bentde yazılı nedenlerle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 16/04/2019 tarihli davacılar vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararının KALDIRILMASINA;
2) İkinci bentde yazılı sebeplerle, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile temyiz edilen ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan sebeple Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ... Sulh Hukuk Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin
bölge adliye mahkemesine gönderilmesine 17/09/2019 günü oy çokluğu ile karar verildi…”
