top of page

YÖNETİM PLANINDA BEKARA EV KİRALANAMAZ HÜKMÜ MEVCUT İSE BEKAR KİRACI TAHLİYE EDİLEBİLİR Mİ?

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 27.03.2008 tarih ve 2008/388 E. 2008/3679 K. Sayılı ilamı;

“…Dava dilekçesinde meskenin davalı kiracı tarafından kullanımına son verilmesi ve tahliye istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalılardan H.Hale tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ...in 6 nolu bağımsız bölümünü anataşınmazın yönetim planına aykırı olarak bekar öğrenciye (davalı ...'a) kiraya verdiğini ileri sürerek kiracı davalının sözü edilen bağımsız bölümü kullanmasına son verilmesine ve bölümden tahliyesine karar verilmesi istenilmiştir.

Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden davalı ...'in kat mülkiyetli anataşınmazda 6 nolu bağımsız bölümün maliki olduğu, bu bölümü diğer davalı ...'a kiraya verdiği ve bu kişinin bekar olarak iki öğrenci arkadaşıyla birlikte bağımsız bölümde oturduğu konularında çekişme yoktur.

Anataşınmaza ilişkin yönetim planının 29. maddesinin (p) bendinde kat maliki eğer bekarsa kendi dairesinde oturabilir. Onun haricinde hiç kimse dairesini bekarlara veremez hükmü yer almaktadır. Yönetim planına konulmuş bulunan bu hüküm kişinin bağımsız bölümünü kullanma hakkını sınırlar ve dolayısıyla mülkiyet hakkının özünü zedeler nitelikte ise de bu maddenin iptal edilmediği ve halen yürürlükte bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yönetim planı tüm kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmünde olup, yöntemince iptal edilmiş olmadıkça tüm kat malikleri ile onların külli ve cüzi halefleri ve yönetici ile denetçiler bu yönetim planı hükümlerine uymakla yükümlüdürler.

Somut olayda davalı ...in 6 nolu bağımsız bölümünü yönetim planının 29. maddesinin (p) bendine aykırı olarak bekar kişiye (davalı ...a) kiraya verdiği ve onun tarafından kullanıldığı anlaşılmakla, mahkemece bu yönden davanın kabulü ile davalı ..;ın bu yeri kullanmasına son verilmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davada istenilmemiş olmasına karşın, davalı ...;ın verdiği rahatsızlığın önlenmesi anlamında kaldığı kişiler ile birlikte bağımsız bölüme geliş gidişlerde gürültü ve başkalarını rahatsız edici durumlara meydan verilmemesi, geliş gidiş saatlerine dikkat edilmesi vb. hususlarında davalılara ihtarat yapılmasına hükmedilmesi, ayrıca harç ve yargılama giderlerinin bu bağlamda avukatlık ücretinin davalılardan tahsili yerine, davada iki davalının bulunduğu gözetilmeden ve infazda duraksamaya yol açacak biçimde davalıdan alınıp davacıya ödenmesinebiçiminde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 27.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi…”

bottom of page